14 Aralık / Çarşamba

Pazartesi bloga yazdıktan sonra, A.ciğimle şeytanın bacağını kırdık ve 3 yıl sonra ilk defa sinemaya "Kurak Günler"i izlemeye gittik. Maskeyle olsa da kocaman ekranda film izlemeyi ne çok özlemişim. Film de çok güzel, çok etkileyiciydi, iyi ki gitmişiz. Zehra Çelenk'in filme dair yazısı da burada dursun. 

Salı günü sabah treninde yerimi alır almaz, yanıtlamam gereken mesajlar ve okumam gereken öğrenci ödev raporları için bilgisayarımı açtım. Ah, bir de salgın öncesi zamanlardaki gibi çay-kahve ikramı başlasa, şahane olacak. Her konuda normale dönmüşken YHT'de neden sıcak içecek yok, anlayabilene aşk olsun!  

İstanbul'a gelince önce Miço'ya mama-su bakımı için eve uğrayıp, sonra oyalanmadan anneme gittim. Anne ve kızları olarak 5 çayımızı içip, 3-4 günün özetini geçip birbirimize, eve döndüm. Eve dönerken tabii ki kitapçıya uğrayıp Haydar Ergülen'in yeni şiir kitabını almayı ihmal etmedim :) Sevdiğim şair ve yazarları tutkuyla izlemek, kitapları çıktığında hemen almazsam rahat uyuyamamak gibi abuk bir huyum var zira :)

Bugün ders günümdü, yoruldum tabii, ama hani "bunlar daha iyi günlerin" denir ya, durumum bu, önümüzdeki 5-6 gün için. Zira önce çevrimiçi yapılan bir kongreye katılacağım ve kongrenin düzenleyicileri Amerika'da yaşadıklarından, oturumlar bizim saatimizle 16.00'da başlayıp 23.00'de bitecek. Gün içindeki olağan toplantılar, seminerler, öğrenci görüşmeleri aynen devam edecek diğer yandan. 3 günlük bu tempo ardından pazar günü ise akreditasyon değerlendiriciliği görevim nedeniyle yine sabahın köründen akşamın körüne devam eden yoğun tempoya balıklama dalacağım. Ay yazarken yoruldum. Gidip bir vitamin alayım bari :)

Bugünlük bu kadar olsun. Dikkat ettiyseniz bugün yaşanan abuk duruşmadan hiç bahsetmeden yazımı tamamlama başarısını gösterdim. Aferin bana!

Yılbaşı çiçeğim, yılbaşı yaklaşırken şenlendirdi yine evimizi, sağ olsun :)

 

4 yorum:

  1. Senin yılbaşı çiçeğinin dakikliğine bayılıyorum, pek zarif maaşallah. :)
    Zorlu kongre günlerin bitsin de bir hasret giderelim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ya, tam zamanında açtı yine minnoş :)
      evet yahu, çok özledim, görüşelim tez zamanda

      Sil
  2. Kurak Günler aslında çok kez işlenmiş kasabalı yozluğu konusunu, sinema sanatı açısından öyle farklı sunmuş ki prömiyerini "Belirli Bir Bakış" bölümünde yapmasının nedenini çok iyi anladım. Filmin sonunda çok katmanlı şahane bir hikâye okumuş gibi de hissettim.
    Yoğun temponuz kolaylıkla ilerlesin:) İyi günler diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de bir süre etkisinden kurtulamadım. koltuktan kalkmak bile gelmedi içimden :)
      çok teşekkürler

      Sil