Dün akşam Y.cığımla birlikte, canım G.umuzun yaş gününü bizde kutladık 3 BAL'lı olarak. Diğer BAL kızlar da telefonla, görüntülü aramayla katıldılar zaman zaman aramıza. Konuşacak konular yine bitmedi. Yine güldük, yine ağlaştık , yine çok yedik ve içtik, yine "iyi ki" dedik.
Bu arada bir süredir enteresan bir deneyim yaşıyorum, bunu yazmasam olmaz! Miço hastalandığından beri bizim katta (3. ve apartmanın son katında bizim daire) bir tekir var. Hem yan komşumuz hem de karşı komşumuz evde olmadığından bazen birinin bazen diğerinin paspasında görüyorduk onu O.'la. Hiç sırnaşmıyor, öylece oturuyordu. Ara sıra dışarı çıkıp yemek ve tuvalet ihtiyaçlarını giderip tekrar bizim kata geliyordu bir şekilde. Miçonun ölüm haberini aldığımızda da O.cığımla evden çıktık ağlaşarak ve bizimki yan paspastaydı yine. Kaç gündür hiç pas vermeyen kedi, o gün bizimle aşağı kata kadar geldi, zorlu gün için bizi geçirir gibi....Geçen hafta ise okuldan geldiğimde beni apartman girişinde değil, dış kapıda karşıladı bu şeker ve miyavlaya miyavlaya ve geliyor muyum diye 2 basamakta bir kontrol ederek, benimle üst kata kadar çıktı. Miço bey beni ona emanet etti, "bu kadın çok üzülecek ben gittiğimde, sen onu oyala biraz" dedi sanki.... 1.5 yıldır bu apartmanda oturuyorum, bir kez bile kata çıkmayan kedi, her gün bizim katta. Yüz vermiyorum güya ama içim de gidiyor tahmin edebileceğiniz gibi. Ne değişik canlılar şu kediler...
Bugünün en güzel olayı ise "sanal meyhane"ydi :) Burada daha önce de bahsetmiştim, Ekim 2016-Ekim 2017 tarihleri arasında Açık Radyo'da şahane bir program vardı: Murat Meriç'in hazırlayıp sunduğu: "Şarkılarla Memleket Tarihi". Zaman oldu ağlayarak, zaman oldu gülerek, zaman oldu şaşırarak, eskilere giderek, anılara dalarak güne başlamama vesile olurdu Meriç... A.ciğim de Ankara'da dinlerdi, bilirdim. Aynı programı, aynı anda, farklı şehirlerde dinlemek de ayrıca hoşuma giderdi.
Bugün canım hemşirem Y.cığım, Murat Meriç'in "gather-in"de bir programı olduğundan bahsedince, kaçırmadım, hemen girip kayıt oldum. Hem bir süredir merak ediyordum bu ortamı (M.A.Alabora ve T.Morgül'ün salgın döneminde başlattıkları "meyhane elsewhere"in farklı bir uzantısı olduğunu biliyorum sadece) hem de Murat Meriç'i bulmuşum işte, kaçar mı :) İyi ki de kayıt olmuşum, muhteşem bir deneyimdi , Y. ve G. hemşirelerimle çok hoşumuza gitti "plaklı meyhane"de olmak :) Murat Meriç'le sohbet ettik, onun hazırladığı listeye eklemeler yaptık(dinlemek isterseniz burada) , yeni insanlarla tanıştık.
Belki bir gece de blog arkadaşları olarak katılırız diye de düşündüm hatta. Beylerbeyi İnciraltı'nda buluşmadan önce hoş bir deneyim olabilir bence, ne dersiniz :)
.jpeg)


.jpeg)





