Bugüne ait güzellikler dükkanına ne yazacağım dün akşam gece yarısına doğru belli olmuştu aslında :) Eski blog zamanlarımdan takipçim/arkadaşım olan Serpil'in "Şulem esas senin yazıların yaşamı sevdiriyor, ne kadar yorgun bezgin olsam da yazılarını okurken ferahlıyorum" yorumunu okuyup gülümseyerek girdim yatağa. Yorum çok güzeldi tabii, ama bu güzelliği 2006'dan beri hayatımda olan bir grup güzel kadına borçlu olduğumu da hatırlattığı için bana, ayrıca özeldi.
Bugünkü yazım bu güzel kadınların hayatımdaki varlıklarına bir şükür ve güzelleme olacak o yüzden :)
2006'nın başlarında internette o zamanki cumhurbaşkanı ile ilgili bir şey ararken (niyeyse!), hiç unutmam
Elektra'mın bloguna denk gelmiştim ilk. Çok eğlenceli ve gerçek hayatta arkadaş olmak isteyebileceğim biri gibi duruyordu. Takip etmeye başladım. Elektra'nın blogundan
Ekmekçikız'a atladım kısa süre sonra, onu da aldım takibe :) Hoşuma gitmişti bu blog işi. Okuyan, düşünen, çocuk(lar) büyüten, hayatın zorluklarını da güzelliklerini de paylaşan, kendime yakın hissettiğim ama tanımadığım, hatta gerçek adlarını bile bilmediğim arkadaşlarım olmuştu kısa süre içinde. "Ben neden böyle bir şey yapmıyorum ki" dedim kendi kendime...
Şimdi dönüp baktım da tekrar eski bloguma, ilk 5.Mayıs.2006'da çekingen bir "merhaba" demişim "Bu blog şiirlerden, fotograflardan ve tabii ki "vazgeçilmezim" olan oğlumla ilgili yazılardan oluşacak...Uzaklarda olup, her anımızı paylaşamadığımız dostlarımla daha çok şey paylaşmak için iyi bir yol diye düşünüyorum. Umarım öyle olur..." diye yazarak. Gerçekten uzakta olan dostlarımın benden ve oğlumdan haberdar olmalarına, hayatıma eşlik etmelerine yardımcı oldu blogum ama benim hayatıma bundan çok daha fazlasını da kattı: Normalde hiç tanışamayacağım, farklı meslek gruplarından farklı şehirlerden hatta farklı ülkelerden arkadaşlarım, dostlarım oldu benim :)
Bir süre sonra sanal ortam yetmedi bize, buluştuk. Önce Elektram, Ekmekçim ve ben kırdık şeytanın bacağını. Sonra grubu genişlettik. Pikniklere gittik, evlerde toplandık. Köşenin Delisiyle yazlıkta bile buluşmayı başardık :) Oğlumun büyümesine eşlik ettiler. Ben de onlarınkine. Geçenlerde düşündüm de Ekmekçimin kızına "çiçek kız" diyorum ben hâlâ. Elektra'nın O.beye "çim adam" demesi gibi. Elimizde büyüdüler çünkü bir anlamda...Yedinci Oda'nın kızı ile benim oğlum önce mektup arkadaşı oldular mesela, sonra gerçek iki dost. Üniversite sınavlarının açıklandığı gece bizdeydi mesela Ö.cüğüm. Ne kadar ayakları yere basan bir genç kıza dönüştü, gurur duyuyorum onunla. Sonra canım Kelebek var, bizim E.beyciğimizin zor zamanlarında imdadımıza yetişti her zaman, akademik bir gözle yönlendirdi, sakinleştirdi bizi, hep çok minnettarım ona; yapıp yolladığı domates sosları, ekmekler de bonusu ilişkimizin elbet :) Elektram oğlumun üniversite sınav tercihlerini yaptığımız günlerde en büyük danışmanımdı. Ekmekçim "hadi sinemaya gidiyor muyuz" deyip 15 dakika içinde kapısının önünde bittiğim mahalle arkadaşım, komşum :) Arzu'cuğum, kitabını onunla tanışmadan çok önce çok severek okuduğum bir yazarla arkadaş olma, geleceğine inandığımız güzel günler şerefine kadeh kaldırma, dertleşme, gülüşme, küfretme keyfini yaşattı bana. Müzi'ciğimle aynı kaderi faz farkı ile yaşarken ne çok dertleşirdik...Oy, oy, oy ne çok şey var aslında yazılacak...Ne çok anı var gülümseyerek anlatılacak...
Hani fıkralar vardır ya "bir alman, bir fransız, bir italyan bir de laz" diye başlayan (bu ekibin laz'ı her zaman benimdir bu arada :P), bizimki de öyle aslında, beş benzemez bir arada :) 'Bir mühendis, bir hukukçu, bir felsefeci, bir sosyolog, bir iletişimci, bir işletmeci, bir çocuk gelişim uzmanı biraraya gelmişler' diye başlıyor bizim hikayemiz...Ve sürüyor şükürler olsun ki, artık bloglarda değilse de facebookta, instagramda, whatsapp'te :)
Haftanın anlam ve önemine de uygun olsun o halde: "kadın kadının yurdudur" diye bitireyim bu yazıyı. Tüm blogdaşlarıma, kız kardeşlerime minnetle, şükranla... :)
*Serpilciğim blog yazmadan yıllarca eşlik ettin bize. Bu yazının da ilham kaynağı oldun. Özel bir teşekkür de sana elbet :)
Fotoğraf Aslı Hayvanımın Şile'deki evinden Ekmekçim, Elektram ve ben dönerken, Elektramın arka koltuktan çektiği ve çok havalı bulduğumuz pozumuz :)