Haftaya hızlı bir giriş yaptım :) Sabah erkenden uyanıp O.beyciğimle cildiyeciye gittik önce. Onun ağzının kenarında, yanaklarında döküntüler var son zamanlarda. Benimse cilt lekelerim abarttı sanki (ya da uzuuuun zoom toplantıları ve uzaktan dersler sırasında kendime baka baka pimpiriklenmiş de olabilirim :P) O.cığımınki egzamaymış, ona bir merhem verdi doktor. Benimki için ise leke giderici krem verdi ama tabii bir mucize beklemek yersiz....Ben bilmiş bilmiş, "ben aslında sadece güneşlenirken değil araba kullanırken BİLE kullanırım güneş kremi" deyince de "-bile- denecek bir şey değil bu, zaten en çok o zaman kullanmalısınız, hatta evde bile güneş kremi sürmelisiniz, cildiniz açık renk zira" deyip utandırdı beni!. (Vakti zamanında Pippi Uzunçorap Korsan idolümdü. Onun gibi çilli bir yüz istiyordum, oysa benim cildim bembeyazdı! Güneş kremi sürmeden güneşe çıkınca çillerim oluştu ama bir süre sonra beraberinde lekeleri de getirdiler. Neyse, belki Pippi de büyüyünce çilli ve lekeli bir yüze sahip olmuştur, kim bilir :P)
Günün sonrası son hafta derste çözeceğim problemleri hazırlamak, ablamı alıp onun 2.doz aşısının vurulması için hastaneye götürmek (darısı başımıza!), aşı sonrası caddeye inip anneme yaş günü hediyesi olarak aldığım ama ona küçük gelen bluzu bir büyük bedeniyle değiştirmek, tabii ki oraya gidince hızlı (ve verimli) bir kitapçı turu yapmak (gerçi Livaneli'nin ve Ahmet Ümit'in kitapları hâlâ çıkmamış) ve son olarak Miço'yu veterinere aşıya götürüp getirmekle geçti.
Akşam da İş Sanat'ın kapanış konseri eşliğinde kendimi yeni aldığım kitaplarıma ve dergilerime adadım :) Gayet verimli bir gündü vallahi, mesudum :)










