29 Temmuz / Perşembe *

Çalışan bir annenin kızıyım ben. Anaokullarının, kreşlerin bugünkü kadar yaygın olmadığı bir dönemde İstanbul'da geçti çocukluğum. O yüzden de annem okuldayken, bana çoğunlukla anneannem baktı. Hem de Turgutlu'dan İstanbul'a gelerek, kocasını, canım dedemi arkasında bırakarak...

Çok özeldir benim için anneannem. Öğle uykusuna birlikte  yatmayı, bana heceleye heceleye kitap okumasını, dua ezberletmesini, birlikte resim yapmayı, benim için ayıkladığı ay çekirdeklerini bir avuçta ağzıma atmayı, dizine yattığımda sırtımı kaşırken bir kediden farksız mırışmayı, canımı yakmadan usul usul saçımı taramasını ne zaman hatırlasam gözlerim dolar, sonsuz bir özlem duyarım o günlere, anneanneme...

Son zamanlarında halüsinasyon görmeye başladığında, nedense beni (ki orta ikinci sınıfa gidiyordum o sıra) isteyen bir rençber ailesi olduğu fikrine takılmıştı. Annemle babam, ikna edemiyorlardı böyle bir şey olmadığına. Ziyarete gelen dayıma "Şule'yi verecekler bu aileye, onlar da bakmazlar ki yaşının küçüklüğüne, narinliğine, pamuk tarlasında çalıştıracaklar kızı, elleri kolları yara bere içinde kalacak. Ne yap et, engelle bu evliliği" demiş, ancak dayımdan "tamam sen merak etme, ben izin vermem" sözünü alınca rahatlamıştı.

Oysa ne üniversiteye gittiğimi gördü ne de evlendiğimi, çocuğumun olduğunu...

Yıllar geçti vefatının üzerinden. O gün bugündür, ne zaman hasta olsam tarhana çorbası içersem iyileşebileceğime dair güçlü inancımın altında yatan neden de, oğluma hamileyken aş erdiğim tek şeyin domates salçası olmasının sebebi de ne tarhana çorbası ne de salçadır aslında...Anneannemli günlere olan özlemdir...

Ve tabii bir de anneannemin artık yünlerden ördüğü battaniye konusu var!  Üniversiteye giderken ben, annem apartman görevlimizin eşine vermiş o battaniyeyi, evi -kendince- fazlalıklardan arındırmaya çalışırken. Ben bunu öğrendiğimde o kadar çok ağladım ki, annem dayanamadı, gidip yeni bir battaniye satın aldı, kadıncağıza götürüp "benim kızım anılarına biraz fazlaca bağlıdır, çok etkilendi anneannesinin ördüğü battaniyeyi sana vermemden, ben düşünemedim böyle olacağını, ne olur bana geri ver onu, ben sana yenisini aldım" deyip alıp geldi eve battaniyemi. Bir daha kimseye kaptırmadım, evlendiğim zaman yanımda götürdüm onu da. Allah biliyor ya, şu kadarcık üzülmemiştim annemi zor durumda bıraktığım için. Sanırım yaptığım tek "şımarıkça tutturma" bu oldu hayatım boyunca. Bunca yıl sonra pişman mısın deseniz, değilim vallahi! Yine olsa yine "nasıl verirsin o battaniyeyi, geri istiyorum onu" diye ağlarım.  Çünkü kendimi ne zaman kötü / yorgun / hasta hissetsem anneannemin ördüğü o battaniyenin altına girer, güzel bir uyku çeker ve iyileşmiş kalkarım ben!  

* Bu yazı sevgili Buraneros'un "Likörlü Fısıltılar" yazısına Leylak Dalı öğretmenimin "haydi bir dizi başlatalım: 'Hikayeli objeler'" diye yorum yapması üzerine yazılmıştır :)

22 yorum:

  1. Güne güzel bir günaydın demek budur işte.... Kapıldım gittim Sevgili Şule, enfes bir yazıydı. Leylak Dalı öğretmenimizin "Hikayeli Objeler" konu başlığını çok tuttum. Fırsat buldukça, aklıma geldikçe, objelerle rastlaştıkça yazacağım. Kimbilir belki sonunda ortak bir antoloji çıkarırız blogcular olarak ortaya:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Likorlü yazı harikaydı Buraneros, yenilerini merakla bekliyoruz...

      Sil
    2. sağol Buraneros'cuğum, mutlu oldum :)
      vallahi şahane olur bence bu antoloji :)

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim Leylak Dalı öğretmenim, züccaciye dükkanına dalmış film gibiyim şu an, bulduklarımı yazacağım:)

      Sil
  2. <3 çok duygulandım.. battaniyeyi kaptırmamana da çok sevindim ama annenin davranışı da çok yüce olmuş, yenisiyle değiştirmesi yani..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. di mi ya? şimdi bakınca annemin davranışı da çok kıymetli :)

      Sil
  3. Ah ne güzel bir yazı, ne tatlı bir anneanne, ne hoş anılar. Benim de var böyle battaniyelerim bana anneannemi hatırlatan. O örmedi ama komşusu, herkese yetişen Mamaklı teyzenin el emeği. Ne zaman üstüme çeksem anneannem ve Mamaklı Teyze de çıkıp gelir bir yerlerden. Klavyene sağlık Şulecim. Ben başlattım ama henüz yazamadım, zira anne evinde bir şey bırakmamış taşımışım Antalya'ya ama bulacağım ve yazacağım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben size teşekkür ederim öğretmenim, bu fikri ortaya attığınız için :)

      Sil
  4. Annanenin senin için değerli olduğunu biliyordum da bu kadar yakın olduğunuzu bilmiyordum. Battaniyenin sihirli olanı denk düşmüş sana, ona geri kavuşmak için her yol mübahtır. :)
    Miço bey, "bu kadın bu battaniyeyi neden yaydı şimdi" konusunu anlamak için tekike çıkmış gibi duruyor. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet evet, pişman değilim şımarıklığımdan. o battaniye benim! :)

      miço çok komikti ya, görsen, fotoğrafını çekeyim diye yayınca hemen çıktı teftişe :)

      Sil
  5. Yaa sabırsızlandım eyvahlar olsun nasıl verir güzelim battaniyeyi diye, hatta yenisini aldı bana diye okuyorum heyecandan içim parçalanıyor gidip istese ya diyorum. Neyse ki istenmiş, ben de aynen senin gibi düşünürdüm gidip ister pişman olmazdım. Asla şımarıkça da değil üstelik. Hem ananeye hem battaniyeye hem de pamuk tarlasında çalışmaz o diyen ananeye vuruldum... Yattığı yer nur dolsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım kelebekçim, sağolasın. barış manço'nun "gül pembe"yi babaannesi için yazdığını okumuştum, benim gülpembem de anneannemdi...mekanı cennet olsun

      Sil
  6. Siz anneannenizi anlattınız, ben burda burnumun direği sızlaya sızlaya babaannemi andım. Hikayelerimiz benziyor, çalışan anne çocuğu olmak bakımından :) Babaannemle neler yapmazdım, hayat bilgisi anlatma ödevlerimi bile babaannemle yapardım, lokma lokma yemekler yedirirdi.. Aklıma gelen gelmeyen bir sürü şey.. Vefat edelileri kendimi öyle eksik hissediyorum ki... Hepsi nurlarda uyusun inşallah canım Şule Hanımcım <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım mimozacım, şanslı çalışan anne çocukları olmuşuz ikimiz de. hem annelerimiz ekonomik özgürlükleri olan kadınlar olmuş hem de anneanne-babaanne keyiflerini yaşayabilmişiz :)
      eksiklik duygusu geçmiyor ne yazık ki...40 yıl oldu neredeyse, hâlâ rüyamda görürüm anneannemi. nurlarda yatsın hepsi

      Sil
  7. Ne güzel değerli bir anı, harika anlatımınızı çok beğendim Sevgili Şule. Kutlarım. Sevgili anneanneciğinizin mekanı cennet olsun, sizlerin anıkarında yaşasın hep... Ben de çalışan anne idim, kızlarımı annem büyüttü. Umuyorum bir gün böyle güzel anılar yazarlar bir gün... Selam ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler, mutlu ettiniz beni :) benim oğlumu da annem büyüttü, eminim onda da çok izler bırakmıştır. yazmasa bile içlerinde hep anacaklar eminim :)

      Sil
  8. Battaniyeyi geri almana çok sevindim :) Anneannen huzur içindedir <3

    YanıtlaSil
  9. Tam 1 ay önce kaybettim anneannemi. Yazınızı okurken gözlerim doldu. Özellikle 2. paragraf bana çok yakın geldi. Hikayeli objeler ne güzelmiş, sırasıyla bu konu hakkında yazan tüm bloggerları okuyorum. Hepsi beni duygulandırdı. Battaniye gerçekten çok güzel, anneannenizin hatırasına sahip çıkmanız da bir o kadar anlamlı. Bu yazı vesilesiyle tüm iyi dileklerimi gönderiyorum. Umarım mekanları cennet olur. Selamlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sizin de başınız sağ olsun. hepsi nurlarda uyusun...ne mutlu ki bize anneanne sevgisi ile büyüyebilmiş şanslı çocuklarız. iyi dilekleriniz için teşekkürler, sevgiler

      Sil