Son yazının üzerinden tam 1 hafta geçmiş. Neler oldu bu bir haftada, bir özet geçeyim o halde:
Bayramın ilk günü oğlumla birlikte annemlerleydik her zamanki gibi. Kahvaltı sonrası babamı ziyaret ettik, onun dışında evde telefon görüşmeleri ve yiyip içme ile geçti. Bir yandan salgın, diğer yandan Ş.cuğumun tedavisi derken sakin bir bayram günü, iyi geldi hepimize.
Bayramın ikinci günü akşama doğru zarif eşim Ankara'dan evimize intikal etti, e tabii asıl o zaman "evde bir bayram havası" durumu oldu benim için :)
Sonraki günler birbirine benzer geçti. Gün içinde annemi ve ablamı yalnız bırakmadık. Bir gün evde, bir gün Fenerbahçe'de kahvaltıda, bir gün akşamüstü dondurmacı ziyaretinde, bir gün apartmanın bahçesindeki kamelyada çay keyfinde birlikteydik. Akşamlarda ise elele uzuuuun yürüyüşler yaptık sahilde. Konuşacak konumuz bitmez bizim, çan çan çene yaparak yürürken de, mesafeleri abarttık sonra da eve yorgunluktan sürünerek döndük genel olarak :P Bir de dolunay vardı ki çarşamba, seyretmeye doyamadık. Cuma akşamı ise Bostancı'ya kadar yürüyüp, kalkan motorda bulduk kendimizi ve adamıza geçtik. Kalpazankaya'ya kadar yürüdük, bira-cips keyfi yapıp yine yürüye yürüye, şarkılar mırıldana mırıldana eve döndük. Gecenin sürprizi, kenarından biraz yenmiş olsa da yine çok güzel bir dolunayın bize eşlik etmesiydi.
"Sayılı gün çabuk geçer" demişler, nitekim geçti bitti ve A.ciğim bu sabah Ankara'ya döndü. Onu yolculadıktan sonra kendimi çamaşır yıkama ve ev temizliğine adadım. Öğlen de annem, oğluş, ben ve ablam hastaneye gidip aşılarımızı olduk. (Ablam henüz olmadı gerçi, doktor "mutlaka olacaksınız" dedi ama kemoların arasında daha makul bir gün bulacaklar ona. O yüzden biz üçlü olarak aşılandık) Şifa olsun aşılar, hastalık hepimizden, tüm sevdiklerimizden uzak dursun dilerim...
.jpeg)

