1 Ekim 2026, Perşembe

Sonbahar'ı severim. Yağan yağmuru, yazın bunaltıcılığından sonra gelen serinliği, yorgana sarılıp yatıp uyumayı, trene doğru yürürken yerlere düşmüş at kestanelerini toplamayı, pencere önüne pek yakışan sıklamenleri, koltuğuma gömülüp ayaklarımın üzerine battaniyemi alıp kahve-çikolata keyfi yaparken kitap okumayı...Hatta, itiraf edeyim öğrencilerimi ve ders anlatmayı bile özlemişim! 

Bu yüzden hastalıklara rağmen (ki hepimiz çok daha iyiyiz artık şükürler olsun), mutluyum :) (Mutluyum dediysem, ülke gündemi izin verdiği ölçüde tabii, yanlış anlaşılmasın )


Peki neler dinledin ve okudun bu hafta derseniz, ne yazık ki hiçbir şey okumadım, hiç içimden gelmedi. Ama içimden gelerek okuyacağıma emin olduğum iki kitap ısmarladım, ki bu da bir şey :) 

İki gündür akşamları Mezarlık adlı diziyi izliyorum. Yine çok iyi. İnsanın yüreği sıkışsa da kadın cinayetleri ile oyunculukları ve kurguyu çok beğeniyorum 3 sezondur. 

Sonra sevgili Kuyruksuz Kedi'nin verdiği ilhamla Storytel'den "Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca"yı dinliyorum Tilbe Saran'ın sesi ile. Saran sadece okumuyor tek kişilik dev kadro olarak bir radyo tiyatrosu keyfi yaşatıyor insana. 

Bu ara bir de Doğa İçin Çal ekibi 17.videolarını yayınladı, yine çok güzel, çok eğlenceli olmuş.

Bu seferki Doğa İçin Çal ekibinde yer alan Peradi Ensemble adlı kadınlardan oluşan grubun çok dilli şarkılarına dadandım bir süre. Çok isterdim böyle Gürcüce, Arapça, Rusça, Fransızca şarkılar söyleyen bir grubun üyesi olmayı, ne kadar güzeller...

Ha, bir de Perihan Savaş ve oğlu Savaş Zafer'in "Savaşların Mutfağı" adlı programlarının ilk bölümünü izledim, anne-oğulun mutfak halleri çok hoşuma gitti.

Eylül'ü böylece bitirdik, Ekim daha çok kitap, daha çok şarkı-türkü-şiir-konser ve dost sofraları getirsin inşallah diyerek bitireyim o halde bu yazıyı :) 

3 yorum:

  1. Son paragraf dileklerine gönülden bir amin diyorum. Ekim sonbahar renkleriyle dolu güzellikte geçsin. :)

    YanıtlaSil
  2. Ben sonbaharı Antalya'da seviyorum Şulecim, çünkü o cehennem sıcağı sonrası sonbahar cennet gibi geliyor ve renkler o kadar şahane oluyor ki ama Ankara lak diye getirdi sonbaharı, bütün bekleyen sızılar, sıkıntılar yüzeye çıktı, hava da soğudu. Gardrobum yaz ağırlıklı olduğundan ne giyeceğimi şaşırdım. Bir süre daha kalmak zorundayız ve sıkıldım laf aramızda.
    Tilbe Saran öyle güzel seslendiriyor ki demin mutfakta uğraşırken Harry Potter'ı dinleyim bari onun sesinden diye düşündüm. Sarılıyorum...

    YanıtlaSil